YEŞİL gibi birden bire ortadan kaybolan bir kişi daha vardı: Aynı tip ilişkiler yumağı içinde olan Tarık ÜMİT

02 mart 1995 tarihinde İstanbul Silivri’de kaybolan Tarık Ümit, Neşet ve Naciye oğlu, Düzce 22.04.1947 doğumluydu.

Abaza asıllı Tarık Ümit, 1965 yılında tahsil için Almanya’ya gitmiş ve 1969 yılında ekonomi öğrenimini yarım bırakarak Türkiye’ye geri dönmüştü.

Tarık, 1968 – 1973 yılları arasında “kerevit” işi ile uğraştı. İzmit ve İznik bölgelerinden ucuz bir şekilde toplattığı kereviti Avrupa ülkelerine ihraç ediyor, bu işten iyi para kazanıyordu.

1973 yılında Hamdi Fevzibeyoğlu isimli bir şahsı yaralamak suçundan 15 yıl mahkumiyet alınca yurtdışına çıktı.1974 eylül ayında aftan istifade ederek Türkiye’ye döndü.

1979 yılında inşaat sektörüne giren Tarık Ümit, Hayri Domaniç ile ortak “Gentaş İnşaat ve Sanayii A.Ş.” yi kurdu. Ayrıca “Ümtaş İnşaat A.Ş.” adında bir aile şirketi de vardı.

İlerleyen yıllarda “Çelik Sanayii A.Ş.”, “İntensif Limited” isimli şirketler ile Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki “First Merchant Bank Limited” adlı bankanın da ortağı oldu. Kaybolmadan önce bu bankanın yönetim kurulu başkanıydı.

İş yeri bir ara Kadıköy yakasındayken, daha sonra Beyoğlu, Sıraselviler’de aldığı büyük binaya taşındı. Bir ara İstanbul ili vergi sıralamasında ilk 20 arasına girecek kadar iyi para kazanıyordu.

Temiz giyinen, titiz, aksi, dik başlı, zekiydi. Gösterişli yaşamasını ve macerayı seviyordu. Gençlik yıllarında bir süre, Dündar Kılıç’ın ortak olduğu ünlü bir kumarhanenin müdürlüğünü de yapmıştı.

Ümit, İstanbul eski Emniyet Müdürü Şükrü Balcı’nın rüşvet almak suçundan yargılandığı davanın önemli tanıklarındandı.

1982 yılı eylül ayında Şükrü Balcı, Dündar Kılıç ve diğer kaçakçılarla ilgili soruşturmalar sırasında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline geldi. 1985 yılı Aralık ayında Bebek Park Gazinosu çıkışında Dündar Kılıç’ın yönlendirdiği silahlı bir saldırı sonucu vurularak ağır yaralandı.

İstanbul Kızıltoprak’ta bahçe içinde iki katlı, güzel bir evi vardı. Bir de Dragos’ta yazlığı. Alman asıllı eşini 10-15 yıl önce hastalık nedeniyle kaybetmişti. Handan ve Hande isimli iki kızı vardı.

Birkaç yıldan beri Nur İnuğur isimli bir hanımla yaşıyordu. Kızı Hande’nin “her şeyi o biliyordu” dediği Nur, Tarık’ın kaybolması ile birlikte ortalardan yok oldu. Tanıyanlar Nur’un çok korktuğunu ve saklandığını söylüyorlardı. Daha sonra Sabah Gazetesinin kafeteryasını işlettiğini bildirdiler.

Tarık’ın, MİT’le ilişkisi, bilinen tarihlerden önceydi. Ona ilk görevleri MİT’de Dış İstihbarat Başkanlığı yapmış olan akrabası Aptullah Argun vermişti.

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir